-2000’li yılların başlarında Osmaniye Valiliği görevinde bulunan Sayın İsa KÜÇÜK, Bilim insanı Halet ÇAMBEL’in hayatını konu edinen Halet Abla Destanı kitabını yayınladı.
-Halet Çambel’in 1916 yılında başlayan hayat serüveni günümüze kadar halk önderliği örneği ile devam ediyor.
-Sayın İsa Küçük’ün kitabı aynı zamanda Çukurova ve Türkiye’nin de yakın dönem tarihine ışık tutuyor.
O’nu 2003 yılı içinde görmüştüm, Kadirli’de… Sessiz sakin ve beyefendi bir görünüşü vardı. Bilim kültür ve sanata da meraklı olduğu her halinden belli idi. Adına da İsa KÜÇÜK diyorlardı. Tanımışlığım vardı ama fazla bir yakın ilişkimiz de olmamıştı. Ama aradan geçen yıllar sonra Kadirli’de sayın Muzaffer Kaya, sayın İsa Küçük’ün yazdığı “HALET ABLA DESTANI” kitabını verdi. “-Okursan ve değerlendirirsen de sevinirim”dedi. Kitabı yanıma alarak Kadirli’nin Çıtırıklı yaylasına baba evine geldim ve sakin bir kafayla kitabın sayfalarını aralamaya başladım.
Kitabın kapağındaki görüntü de şimşekler ve buluklar arasından atları ile dolu dizgin görünen bir insan görüntüsü ve arkasında belli belirsiz insanların yaşadığı bir şehrin dünyası vardı.
Kitabın sayfalarını araladım. Osmaniye Valisi sayın İsa KÜÇÜK’ün Halet Çambel ile telefonla konuşması ve sonra bir araya gelerek onun ağzından Karatepe’nin 60 yıl gibi uzun zamana sığdırılan kazı ve araştırma çalışmaları hakkında bilgi sahibi olması…Ve sonrasında da Vali’nin karşısında gördüğü bir kişinin arkeolog Halet Çambel’in bir halk öğretmeni, bilim insanı ve destan kahramanı olduğuna inanarak onun dünyasını destansı şiirsel ifadelerle yazıya aktarmasına tanık oldum. Ve kitabın sayfalarını yavaş yavaş aralayarak bir günde nerede ise sonuna kadar okudum. Beni bu kadar kendine bağlayan ve sürükleyen ise kitap içinde anlatılanların biraz da tanık olduğum olaylar-yakın dönem kadirli ve Çukurova tarihi-destansı şiirlerle canlı olarak anlatılıyor olması idi. idi.
Halet Çambel, Osmanlıdan Cumhuriyete uzanan son yüzyıllık tarihi sürecinin de önemli aktörlerinden hanedan bir aileme mensup olması özelliği de kitaba yansımış. Osmanlı’nın son sadrazamlarından ve vezir rütbeli Hakkı Paşa’nın oğlu Hasan Cemil Bey’in kızı olarak 1916 yılında Berlin’de doğmuştu. Hakkı Paşa’nın Osmanlı elçisi olarak görev yapması ve babası Hasan Cemil Bey’in de Osmanlı ordusunda rütbeli bir zabit olmasının hüzün veren bir hikayesi vardı, Hasan Cemil Bey’in hanımı Remziye hanım doğum yaptığında dünyaya gelen kızına Bağdat cephesinde şehit düşen Osmanlı subayı (zabit) Halet’in ismi verilmiş.
Osmanlı’nın çöküşü ve arkasından kuvayı milliye hareketi ile bağımsız Türkiye devletinin kurulması ve baba Hasan Cemil Bey’in 30’lu yıllarda Türk Tarih Cemiyeti’nin onursal başkanlığına getirilmesi….Halet7in çocukluktan genç kızlığa uzanan kader çizgisinde Arkeolog olarak diplomasını alması Prof. Bossert’in ekibinde 1946 yılında Adana üzerinden bir kamyon arabası ile Kadirli’ye kadar gelmesi…Kadirli eşrafı, öğretmen Ekrem Kuşcu, köylülerin de desteği ile Karatepe’de Ceyhan nehrinin kıyısında ilk kazmayı vurarak Hititler dönemine ait eserlerin parçalarının ortaya çıkarılması..Bundan sonrası ise kalbini, ruhunu Torosdağları eteklerinde insanlık tarihinin karanlık bir dönemini aydınlatan Hitit Kralı Asativatas kentinin ortaya çıkarılması ve aynı yerde açık hava müzesi kurulmasının hikayesi o kadar güzel anlatılıyor ki sayın İsa Küçük’ün Halet Abla Destanı kitabında.
EŞKİYA BEBEK AĞA İLE HALET ÇAMBEL’İN DOSTLUĞU
Sayın Küçük’ün kitabında Halet Çambel7in Karateye kazıları ve müze kurma hikayesi açıklanırken eşkıya Bebek Ağa ile kurduğu dostluk ilişkileri anlamlı ifadelerle açıklanıyor. Kitap’tan bu bilgileri aldıktan sonra Bebek Ağa’nın izini sürerek ayrıntılı bilgiler almak üzere Yoğunoluk Yaylası Kuşkaya tepesine geldim ve 95 yaşının içindeki Kadirlinin son yüzyılının tanığı Kemal Kale ile buluştum. Ve onun ağzından Bebek Ağa dahil, cumhuriyet sonrası Kadirli yöresinde yaşanan ağalar ve eşkiyalar çatışması hakkında bilgiler aldım.. Aynı yerden sayın Basri Kale’nin verdiği bilgiler ışığında bir zamanların “Mütegallibesi” ağaların kurduğu baskı, zulüm ve sömürü olaylarının yansımaları hakkındaki bilgileri derledim. Bu hususta bana ilham veren sayın Vali İsa Küçük’e ne kadar teşekkür etsem azdır.
YAŞAYAN BİR DESTAN KAHRAMANI
Türkiye’nin Cumhuriyetin ilanından sonra yaşadığı önemli olaylar, siyasi çatışmalar, darbeler, halkın aydınlatılması ile ilgili bilgiler destansı şiirler arasına serpiştiriliyor. Nail Çakırhan ile Halet Çambel aşkı ve evliği iki insanın birbirine olan bağlılık ve sevgi ile ilgili belgelere de yer veriliyor.
Ömrünü Karatepe’deki Hitit kazılarına, müze kurma çalışmalarına, aynı köyde kilim kooperatifi kurularak köylülerin ekonomik kalkınmalarına öncülük edilerek geçen bir ömür. Bu satırları kaleme aldığım 31 Temmuz 2010 tarihinde Halet ÇAMBEL, 92 yaşının içinde idi. Ve can bedenden çıkmadığı sürece de İstanbul’un ışıltılı dünyasından Torosların eteklerinde kekik kokan bülbül öten, çam dallarının gölgesinde yaşanmış bir tarihin hatırasını canlandıran ve bu uğurda bir ömür veren Halet Çambel’i bir Desmtan Kahramanı gösteren Sayın İsa Küçük aslında insanoğlunun tarihini ve de bir garip hikayesini anlatıyor idi. Kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır. |